REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

SANAYİ AİLESİ

‘İhracat ürünlerimiz yeşil pasaportlu olmalı’

‘İhracat ürünlerimiz yeşil pasaportlu olmalı’
REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
12 Eylül 2021 - 9:55
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

GİRAY DUDA

İTÜ Kimya Fakültesi öğretim üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu ile Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Yeşil Mutabakat Eylem Planı ile karşımıza gelen yeni dünyayı konuştuk. Karaosmanoğlu, insanların, üreticilerin ve her türlü kurumun yaşamı boyunca attığı her adımda dünyanın geleceğini düşünerek sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

– Sayın Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, söyleşimize iki yıl geriye giderek başlamak istiyorum. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun Mart 2019’da ilan ettiği BM Ekosistem Restorasyonu On Yılı (2021-2030) neyi amaçlıyordu?

– BM’nin amacı biyoçeşitlilik kaybına dur demek, kara ve su ekosistemlerini toparlamak, ardından korumaktı. Çünkü biyoçeşitlilik gezegenimizin yaşam çeşitliliğidir. Dünyamızda bitki, hayvan, mikroorganizma olarak tanımlanan çeşitlilik yaklaşık 1.75 milyon dolayında. Ancak bilim insanlarının tahmini 3 ile 100 milyon arasında değişirken, genel görüş ise insan yaşamını benzersiz kılan 13 milyon tür olduğu şeklinde.

Ülkemizin de üye olduğu, biyoçeşitlilik için bilim-politika ara yüzünü güçlendirme hedefli “Hükümetler arası Bilim-Ekosistem Hizmetleri Bilimsel Politika Platformu (IPBES)” 1 milyon türün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, “Dönüştürücü Değişim” gereği ve teknolojik, ekonomik, sosyal etkenlerin yeniden yapılandırılması zorunluluğunu bildirdi. Mart 2019’da BM Genel Kurulu 2021-2030 tarihlerini “BM Ekosistemi Yenileme On Yılı” ilan ederek istihdam yaratma, gıda güvenliği ve iklim kriziyle mücadele için hepimizin önünde benzersiz fırsatlar olduğunu vurgulamıştı. Bu yıl “Ekosistem Yenilenmesi” temasıyla kutlanan 5 Haziran 2021 Dünya Çevre Günü’nde BM Ekosistem Yenileme On Yılı tanıtımı yapılarak “Yeniden Tasarla; Yeniden Oluştur; Yeniden Yapılandır” diyerek doğası ile barışacak nesiller olma gereği ortaya kondu. Çünkü iklim değişirse doğamız, ekosistemlerimiz sağlıklı ve mutlu olmaz, insan da sağlıklı ve mutlu olamaz.

AB’NİN HEDEFİ KARBON NÖTR ANAKARA

– Aynı yılın sonunda yayınlanan, 11 Aralık 2019 tarihli Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) nedir ve neleri kapsamaktadır?

– Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin (AB) 2050 yılı karbon nötr AB olunması hedefini, ilgili eylem planını, yeni büyüme stratejisini ve böylece sağlanacak yeşil ekonomi çıktılarını, AYM belgesini açıklayarak, AB’nin çevre ve sürdürülebilirlik yönetimi lideri olma amacı için, değişime hep birlikte ortak olunmasını ve fırsatlardan birlikte faydalanılmasını duyurdu. Yeşil Mutabakat, İklim; Temiz ve Güvenli Enerji; Sürdürülebilir ve Akıllı Hareketlilik; İklim Liderliği; Ortak Hareket hedeflerini içeriyor. Avrupa Komisyonu 4 Mart 2020 günü İklim Yasası’nı onayladı. Yasayı Avrupa Parlamentosu ve üye devletlerin onaylayarak 2050’de ilk karbon nötr anakara olunması için sera gazı azaltımını sıfırlama taahhüdünü vermesi gerekiyor. Küresel Rekabetçi, Yeşil ve Dijital Avrupa için Yeni Strateji başlıklı AB Endüstri Stratejisi; Daha Temiz ve Daha Rekabetçi Bir Avrupa için Döngüsel Ekonomi Eylem Planı; Sürdürülebilirlik için AB Kimyasallar Stratejisi var. AB’nin bu gelişmeleri, ülkemizle yapacağı endüstri ile ihracata izdüşümleri açısından çok önemli.

SANAYİCİMİZ HAZIR OLMALI

– Hükümetler, iş dünyası, sanayi ve ihracatçılar açısından önemi nedir?

– Sanayicimizin önünde AYM, Sürdürülebilir Ürün İnisiyatifi (SÜİ), Sınırda Karbon Düzenleme (SKD) mekanizması ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) doğrultusunda başta ihracat için olmak üzere Karbon Ayak İzi (KAİ)’nin öncelikli belirlenmesi duruyor. Diğer deyişle, yeşil mutabakat için hazır olma, eyleme geçme ve yeşil pasaportlu ürünlerin arzını başarma gerekiyor. 10 Mart 2021 tarihli, Dünya Ticaret Örgütü ile Uyumlu “SKD Mekanizmasına Doğru” adlı Avrupa Parlamentosu (2019-2024)” belgesinde, enerji sektörü ve enerji yoğun sektörler olarak alüminyum, cam, çimento, demir ve çelik, gübre, kâğıt, petrol rafinasyonu, organik kimyasallar, diğer deyişle ETS kapsamındaki ara ve son ürünler belirtilmekte. Bu sektörler AB’nin endüstriyel sera gazı salımlarının yüzde 94’ünü yayıyor.

BÜYÜK ÖZNE SANAYİDE YEŞİL DEVRİM

 

İthal edilen ürün fiyatının KAİ dikkate alınarak belirlenmesi amaçlı 14 Temmuz 2021 tarihli SKD taslağında 2023’ten başlayarak, mali yükümsüzlükle üç yıllık geçiş döneminde, alüminyum, çimento, demir ve çelik, elektrik ve gübre seçili sektörleriyle başlatma öngörülüyor. AB, SKD uygulamaya konması için vergilendirme araçları ve ETS mekanizması gibi seçenekleri tartışıyor. AB, SKD mekanizması uyarınca KAİ sorarak, karbon kaçağını, adeta ürün pasaportunu sınırda sorgulayacak. AYM ile gezegenimizdeki karbon-su-azot dengesi, yaşamımız ve geçim kaynaklarımız temel alınarak, iklim krizine dur demek amaçlanırken, büyük özne sanayide yeşil devrim. Yeni bir yaşam tarzı ile AB’nin, içeride bütünlüğü sağlama, adil bir geçiş, sürdürülebilir ve rekabetçi olma hedefine sahip olması değişmek için yeşil dönüşüm demek. Bu durum özellikle SKD mekanizması ile bizim gibi ihracatçı ülkelerde mühim etki yarattı.

 

İhracatçımızın yeşil pasaportlu ürünleri olmalı. Bunun için sanayicimizin sektörlerinin SÜİ yasal çerçevesini, AB stratejilerini takibi ve uyumlaştırmasını başararak hazır olması gerekiyor.

 

HEPİMİZE GÖREVLER DÜŞÜYOR

– Türkiye’nin Yeşil Mutabakat Eylem Planı, AB’nin mutabakatı ile tam uyumlu mudur? Genel olarak değerlendirildiğinde eksileri ve artıları var mıdır? Sizin değerlendirmeniz nedir?

– Türkiye’nin Yeşil Mutabakat Eylem Planı (YMEP), Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) ile uyumlu olup yeterli içeriktedir. YMEP: İklim Değişimi ile Mücadele; Yeşil Finansman; AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması; Yeşil ve Döngüsel Bir Ekonomi; Temiz, Ekonomik ve Güvenli Enerji Arzı; Sürdürülebilir Tarım; Sürdürülebilir Akıllı Ulaşım; Diplomasi başlıklarında atılacak adımları ve hayata geçirilecek öncelikli eylemleri içermekte. Asıl olan yazmak değil, eyleme geçmek. Hedefler belli. Hepimize bu yeşil dönüşüm için görev düşüyor. Çok çalışmalıyız. Resmi erk, yerel yönetim, sivil toplum, akademi, iş dünyası, yurttaş ve medya.

 

Fenni kanaatim her bir sektörün AYP ve YMEP kapsamında hızla seferberlik başlatması ve eyleme geçmesi. Bu bağlamda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından hazırlanan İklim Değişikliği, Sürdürülebilirlik ve AYM hedefleri doğrultusunda, ihracatçılarımıza yol göstermek adına “Dünyayı Tüketmeden, Dünya için Üretiyoruz” mesajıyla sunulan “TİM Sürdürülebilirlik Eylem Planı” çok mühim. Bu plan kapsamında TİM Sanayide Sürdürülebilirlik Bilim Komitesi” olarak 9 Eylül’de ilk toplantımızı yapacağız. Sanayicimiz çalışıyor. İhracatımızın önündeki yeşil pasaport sorgusuna hazır olacağız.

YEŞİL HEYECANI GÖRÜYORUM

 

TİM- İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB) çatısı altındaki çelik, demir ve demir dışı, elektrik ve elektronik, kimyevi maddeler ve mamulleri, maden, hizmet birliklerini yakından takipteyim. Bilindiği üzere, AYM-SKD mekanizması için enerji ve enerji yoğun sektörler mühim. Bu nedenle İMMİB’in icraatını, liderliği önemli buluyorum. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) ar-ge danışmanı görevimle kimya sektörümüzün planlamalarını, YMEP hedefleri eylemleri için sanayicimizin hız kazanmasını izlerken yeşil heyecanı görüyorum. 27 sektöre tedarik yapan, ihracatımızın ikincisi kimya sektörümüzün yeşil kimyası, ülkemiz ürünlerinin çoğunun Karbon Ayak İzi (KAİ) içinde gizli. Kimyanın çevre, iklim, sağlık için sorumluluğu yüksek. İKMİB, Kimya Teknoloji Merkezi kuruyor. Ülkemiz için çok önemli.

 

İÇ PAZAR İÇİN DE ÖNEMLİ

 

Burada YMEP hedeflerinin sadece ihracat için olacağı anlaşılmasın. Gayet tabi üreterek gelişecek, büyüyecek bu güzel ülkemizin AB ile eşgüdümde yeşil dönüşümü öncelikli. Bizler iç pazarda da insan ve doğu dostu ürünlerin, sürdürülebilir üretimlerin sonuçlarının pazara yansımasını bekliyoruz. KOBİ’lerimizin bu gelişmeleri yakından takibi bu nedenle önemli. Sanayicimiz, sektörel dernekler çalışıyor. Çalışmak zorundayız. YMEP kapsamında bilgilendirme faaliyetleri de ayrı öneme sahip. Örneğin 23 Eylül 2021 tarihli “Çevre Etiketi ve Atık Yönetimi Konularında Bilgilendirme Toplantısı” ile kuruluşlarımıza ilgili bilgileri AYM ve YMEP ile ilişkilendirerek anlatacağız. Sürdürülebilir üretim ve tüketim kavramını ben sunacağım. Bunca sorunu yan yana yaşadığımız bu günlerde Türkiye üretimi ve ihracatı için durmaksızın çalışmalıyız. YMEP bizler için bir zorluk değil, yeşil fırsat olmalı.

 

BU KURUL SANAYİMİZİ TETİKLEMELİ

– Temmuz ayında YMEP için bir çalışma grubunun da kurulduğu açıklandı. Bu açıklama hakkında ne söylemek istersiniz? Çoğunlukla bakanlıkların üst düzey bürokratlarından oluşan bu grupta başka kişi veya kurumlar da olmalı mıydı?

– Bu kurul lokomotif güç olarak sanayimizi tetiklerse başarılı oluruz. Bir kez daha vurgulamak istiyorum. Küçük, orta, büyük tüm kuruluşlara, sanayi ve ticaret odalarına, sektörel derneklere, TİM birliklerine büyük görev düşüyor. Her sektörün o sektöre özgü önceliklerini belirlemesi gerekiyor. Bu bir değişmek için yeşil dönüşüm. Yeşil devrim. Sektörel stratejiler, eylem planlamaları şart. Sahiplenme önemli.  Sektörel çalışmalar bizi başarıya götürecek.

55’E UYUM SOMUT HEDEFLER KOYDU

– AB’nin Fit For 55 Yol Haritası, eylem paketi yapılacak işleri biraz daha somutlaştırıyor. Bu paketin önemi nedir?

– AB’nin sera gazı salımlarını 2030 yılında 1990’a göre yüzde 40 oranında düşürülmesi hedefi vardı. Mart 2020’de Avrupa Komisyonu İklim Kanunu’nu onayladı. AB sera gazı azaltım hedefini yükseltti. Nisan 2021’de AB İklim Kanunu müzakerelerinde sera gazı salımlarının 2030’a kadar yüzde 55 azaltılması hedefinde, yasal bağlayıcı olarak uzlaştı. Somut eylemler tanımlandı. Fosil enerji kaynaklarının tüketimini azaltma hedefi var. AB ülkeleri kuruluşlarının sera gazı salımları için bedel ödemeleri ile ithalatta SKD mekanizması geldi. Tartışmalar halen sürmekte. Yetkin on beş bilim insanıyla Paris İklim Anlaşması’na uyum ve eylemleri izleyecek, bilimsel öneriler yapacak Avrupa Bilimsel Danışma Kurulu oluşturulma kararı alındı. Böylesi bir kurul YMEP uyarınca ülkemizde de teşkil edilebilir. 55’e Uyum, somut hedefleriyle AB’ye hız kazandıracak. Ulaştırmadaki etkisinin yakın vadede sonuç vereceğini ön görüyorum. İzleyip, göreceğiz. Ülkemiz için derslerimizi alacağız.

SANAYİCİMİZ İÇİN YEŞİL FIRSAT

– Şu aşamada önce şunu sorayım. Sanayicimiz nereden, nasıl başlamalı? Uyum sağlamak için nasıl eyleme geçmeli?

– Sanayicimizin ürünü için iki maliyeti var: Akçeli Maliyet; Gezegene Maliyet. AYM ve YMEP sanayide yeşil dönüşümle büyüyerek, başta sera gazları salımı olmak üzere üretim-tüketim-hizmetlerde sebep olunan tüm etkileri azaltmak, ekosistemi önce yeşil toparlamak sonra korumak demek. İklim kriziyle mücadele demek. Ekonomik sorunlarla baş etmek için yoğun uğraş veren sanayicimiz bu durumu bir yeşil fırsat görürse her iki maliyetini de azaltacaktır.

 

Bu yeşil dönüşüm artık bir seçim değil, bir olmazsa olmaz yol. Başlamak gerek. Bu bağlamda daha önce belirttiğim gibi sadece enerji ve enerji yoğun sektörlerin ödevi var diye büyük bir yanlışa düşmemek gerek. SKD ile karbon fiyatlandırma bu sektörler için öncelikli. Tüm sektörler AB’de hızla çalışılıyor. SÜİ güçlü bir yapılanma. Her ithal ürün için sektörel ve/veya kuruluş bazında belirlenecek ithalat olmaz ise olmaz kuralları sanayicimizi bekliyor. Sanayicimiz sürdürülebilirlik yönetimine başlamalı. Sürdürülebilirlik yönetimi çevresel, sosyal, ekonomik yönleri birbiriyle etkileşerek yaşamımızda olup, sadece çevre yönetimi değildir. Satın almadan, temiz üretime, piyasaya arzda, tedarik zinciri yönetiminde, paydaş işbirlikleri gibi hususlarda sürdürülebilirlik yönetimi esastır. Sürdürülebilir üretim başarılmalıdır.

 

KAYNAKLARIMIZI GELECEĞE BIRAKMALIYIZ

 

– Bugün yoğun biçimde tartıştığımız sürdürülebilir üretim ve tüketim kavramı on yıllar önce gündemimize geldi değil mi?

– 1995 yılında Oslo Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Yuvarlak Masa Konferansı’nda “Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını tehdit etmemek için, temel insan ihtiyaçlarını karşılayarak daha iyi bir yaşam kalitesi sağlayan ürün ve hizmetlerin, tüm yaşam döngüsünde, doğal kaynakların kullanımını, toksik maddelerin girdisini, atık ve kirletici emisyonların miktarını en aza indirerek üretim ve tüketim” şeklinde “Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim” tanımlandı. İnsanoğlunun refah ve konforu ile yaşam kalitesi için olan üretim, tüketim ve hizmet yaşam döngüsü boyunca kaynakların verimli kullanımı, mevcut en iyi teknoloji ile en iyi su-enerji-atık yönetiminde yapılırsa, temiz üretim-tüketim-hizmet gerçekleşir. Eğer kullanılan tüm kaynakları gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da dikkate alarak, bu ihtiyaçları tehlikeye atmadan tüketirsek “Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim” başarılır. Sürdürülebilir olmak, kaynakları gelecek için “daim” kılmaktır.

 

YAŞAM DÖNGÜSÜ DEĞERLENDİRMESİ ÇOK ÖNEMLİ

 

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile belirlenmiş 12 no’lu “Sorumlu Üretim ve Tüketim” başlığında “Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim” kalıplarının güvence altına alınması gereği vurgulanırken, eğer üretim ve tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmezsek yerküremize geri dönülemez zarar vereceğimiz ortaya konulmaktadır. Sürdürülebilir üretim için önce kuruluş ürünlerinin, hizmetinin Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (YDD) çalışmasına başlamalıdır. YDD, ürün veya hizmetin yaşamının farklı aşamalarındaki çevresel etkilerinin belirlenmesi, beşikten mezara toprak-hava-suya yapılan etkilerinin belirlenmesi, girdilerinin azaltılması olup en iyi atık yönetiminin uygulanması, mevcut en temiz teknolojiyi kullanabilmek için önemli bir karar verme ve karşılaştırma aracıdır. YDD ile ürünün yaşam döngüsünün her bir adımının etkilerini belirleme ve mevcut ürün/proseste yapılacak değişikliklerin hangi yaşam döngüsü basamağında çevresel etkileri nasıl değiştireceğini belirleme; alternatif ürün, işlem veya malzemelerin yol açacağı olumlu/olumsuz çevresel etkileri belirleme; hangi teknoloji veya prosesin en az miktarda çevresel etkiye neden olacağını belirleme; ürün veya proseslerin çevresel etkileri azaltmak için nasıl değiştirilebileceğini belirleme ve Çevre Etiketi (Ekoetiket) ile Çevresel Ürün Beyanı(EPD) başvurusu için hazırlık mümkün olur. YDD ve öncelikle KAİ ilgili uluslararası standartlara göre yapılmalı. SKD için hazır olunmalı. Su Ayak İzi, Çevre Ayak İzi (Ekolojik Ayak İzi) ve Ürün Çevre Ayak İzi belirlenmesi de önemli. AB ithalatında ürünlerin ayak izleri karşılaştırılarak alımlar yapılacak. Sözün özü ürünlerin sadece satış fiyatı karşılaştırılmayacak. Gezegene maliyeti de yeşil pasaportla karşılaştırılacak.

KARBON AYAK İZİ GEZEGENE SORUMLULUĞUMUZU GÖSTERİR

– Her ürünün karbon ayak izi kolaylıkla saptanabiliyor mu? Bunu saptamak isteyen sanayiciler nereye başvurmalı?

– KAİ kişi, toplum, devlet, kuruluş, etkinlik veya ürünün/hizmetin doğrudan veya dolaylı neden olduğu belli bir zamandaki sera gazı salımlarının karbondioksit eşdeğeri ölçüsüdür. KAİ kuruluşun gezegene ve insana sorumluluğunun, iklim kriziyle mücadelesinin sayısal bir gösterimidir. ISO 14067 standardı ile ürünlerin KAİ değeri saptanmaktadır. Bu standart, Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (YDD; ISO 14040, ISO 14044) ile şirketlerin çevresel taahhütlerinin uygunluğunu gösteren ISO 14020 Çevresel Etiketler ve Bilgilendirmeleri seri standartlarını (ISO 14021, ISO 14024, ISO 14025) temel almaktadır. YDD ile ürünün gezegene maliyeti saptanmaktadır. YDD ürün veya hizmetin yaşamının farklı aşamalarındaki çevresel etkilerinin belirlenmesi, beşikten mezara toprak-hava-suya yapılan etkilerinin belirlenmesi, girdilerinin azaltılması olup, en iyi atık yönetiminin uygulanması, mevcut en temiz teknolojiyi kullanabilmek için önemli bir karar verme ve karşılaştırma aracıdır. YMEP yeşil ve döngüsel ekonomi hedefi için YDD çalışmalarının yaygınlaştırılacağı, ulusal veri tabanının geliştirilerek, Ulusal YDD Platformu kurulacağı ve ilgili AB mevzuatına uyum çerçevesinin güçlendirileceği bildirilmekte. Bu hedefin başarma hızı sanayicimizin hızı olacak. Kuruluşlar KAİ belirlemek için bir ekip kurarak standartlara göre hesaplamaya başlayabilirler. Bu konuda teknik danışmanlık alabilirler. Benim önerim şöyle: Hesaplatmak için hizmet almak yetmez. Kuruluşta bu konuda yetkin kişi/kişiler ilk hesaplamada nasıl yapılacağını öğrenmelidir. Çünkü kuruluşun karbon yönetimi uzun bir yoldur. Bu yolda hep bir sera gazı, KAİ azaltımı olacaktır. Yetkin olmak gerekir.

 

Burada okuyucularımızı bu konuyu en iyi öğrenebilecekleri etkinliğimize davet etmek istiyorum. 28 Eylül’deki VII. İstanbul Karbon E-Zirve’mizde enerji ve farklı sektörlerden üst yöneticiler, sürdürülebilirlik yönetimlerini, karbon yönetimlerini anlatacak. İş dünyası düşük karbon ekonomisi için, iklim dirençli Türkiye için bir araya geliyor. Zirvemizde iklim finansmanı ve ETS başlıkları da yatırım bankalarımızca delegelerimize sunulacak. En iyi karbon yönetimi uygulama örnekleri E-Zirve’de masaya yatırılırken, kişi ve kuruluşların karbon yönetimi başarıları sosyal ve teknik proje ve uygulamalarını Düşük Karbon Kahramanı Ödülü ile onurlandıracağız. Buyurunuz. Bekliyoruz.

 

HEMEN HAREKETE GEÇİLMELİ

– Sizin güzel tanımınızla ‘Yeşil pasaportlu ihracat’ kolay mı ülkemiz sanayicileri ve ihracatçıları için? Bu konuda ne zaman harekete geçmeli?

– Yeşil pasaportlu ürünler, KAİ belli ürünler için derhal eyleme geçilmeli. KAİ azaltımı kuruluşun sürdürülebilirlik yönetiminin itici güçlerinden biri olan düşük karbon ekonomisindeki yeşil yoludur. YDD yapmak üretimini daha yeşil, daha döngüsel, daha dijital, sözün özü daha sürdürülebilir kılmak için neler yapılabileceğini bilerek, KAİ düşürme yoluna çıkmak, karbon fiyatlandırmaya, ETS’ye hazır olmak demek. Böylece ürünler iç ve dış pazarda marka ve itibar yönetimi gücünü artırırken, yeşil pasaportlu ürünler AB karbon gümrüğünde hızla akçeye dönüşecektir. Burada da kıymetli okuyucularımızı ilgili güncel konuları yazdığım iki köşemi takibe davet ediyorum. Dünya Gazetesi arka sayfamız hep yemyeşildir. Editörüm Didem Eryar Ünlü, Sürdürülebilir Dünya sayfasında bu konuları işliyor. Benim Sürdürülebilir Yaşam köşemde de yeşil dönüşüm ve sanayide sürdürülebilirlik yönetimi öncelikli. Üretirken ve tüketirken KAİ olan enerji için Green Power Gazetesi köşem www.petroturk.com  adresinden takip edilebilir. Son yazımda Tokyo Olimpiyatı sürdürülebilirlik yönetimi ve karbon nötr ötesine geçen karbon yönetimini yazdım.

AB YEŞİL DÖNÜŞÜM İÇİN FONLAR AYIRDI

– KAİ düşürmek isteyen imalatçılar ve üreticiler bunun için hangi yatırımları yapmak zorunda kalacak? Bu konuda yurt içinde ve dışında sanayiciye sunulacak yardım, hibe ve destekler var mı?

– KAİ düşürmek mevcut en iyi teknolojiyle, en iyi atık-su-enerji yönetimini kaynak verimli uygulamak demek. Bunun için, belirttiğim gibi firma önce sürdürülebilirlik yönetimine başlamalı. YDD ile imalatına, üretimine adeta Karbon Checkup yapmalı ve daha temiz üretim için gerekli iyileştirme, değiştirme, geliştirme uygulamalarına başlamalı. Bunlar için yatırım akçesi gerecektir. Kuruluşun iklim krizi ile mücadele için, sektörünün iklim direncine katkı için eylem planı olmalı. Önce bilgi sahibi olma. Sonra planlama. Ardından eylem. Uyum ve sonrasında iklim direnci kazanma. YMEP ile kuruluşlarımızı bilgilendirme etkinlikleri ardışık olacak. İlgili duyuruları, hepsini sıkı takip gerek. İklim finansmanını öğrenmek için VII. İstanbul Karbon E-Zirvesi en yakın, ilk fırsat. TSKB, Kalkınma Yatırım Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) yeşil finansmanı anlatacak. AB yeşil dönüşümü için başta KOBİ’ler için olmak üzere özendiğim fonlar ayırdı. Darısı başımıza.

ŞİKAYETİ BIRAKIP EYLEME GEÇELİM

– Bizlere en son neler söylemek istersiniz?

– İklim krizi sürekli etkileriyle konuşulup şikayet edilecek bir konu değil. Kabul etmemiz gereken acı bir gerçek. Sera gazı salımlarını azaltmak için yurttaş ve sanayici uğraş vermeliyiz. Evde, işte, okulda, yolda,  tarlada, ormanda, her yerde sürdürülebilir yaşam şart. İklim krizi için eyleme geçmek, uyum sağlamak ve en önemlisi iklim direnci kazanmak önemli. Bu da sürdürülebilir üretim-tüketim-hizmet demek. Bu nedenlerle sanayicimiz YMEP ile ilerlemeli, şikayet etmeden yeşil dönüşümüne başlamalı. Sanayicimizi destekleyecek yeşil akçe için de Ankara’nın  sesini bekliyoruz. Hepimize düşük karbon ayak izli günler dilerim

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

FİRMA ARAMA

Sanayi haberlerimizi isteyen herkesle paylaşmaktan mutluluk duyarız. Ancak, haberlerimizi kullanırken kaynak göstermenizi ve link vermenizi özellikle rica ediyoruz.

Bültenlerimize abone olmak istiyorsanız lütfen e-posta adresinizi girin.

Subscribe!