REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

SANAYİ AİLESİ

“Kütahya’nın marka şehir olması için bu göreve gururla geldim”

“Kütahya’nın marka şehir olması için bu göreve gururla geldim”
REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
13 Kasım 2022 - 12:00
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

GİRAY DUDA

Esin Güral Argat, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni başkanı. TSO’ların tarihinde seçimle başkanlığa gelen ilk kadın. Argat ile Kütahya ekonomisi başta olmak üzere, iş yaşamındaki çalışmaları, hedefleri, ticaret, sanayi ve turizm üzerine ayrıntılı bir konuşma yaptık.

– Sayın Esin Güral Argat, Türkiye’nin en yoğun iş insanlarından birisisiniz. Sanayiden spora kadar geniş bir yelpazede üst düzey görevler üstlendiniz. Kısa süre önce başlayan KUTSO Başkanlığı görevi öncesindeki faal iş yaşamınızı her yönüyle bize anlatır mısınız?

– 1992 yılında kendi girişimim olan Güven Çini ve Seramik şirketiyle başladığım çalışma hayatıma 1998 yılında, Gürok Grup’ta LAV’ın tüm süreçlerine liderlik ederek sürdürdüm. 2009 yılından bu yana, LAV, GCA, Gürok Kiremit, Ali Bey Hotels&Resorts, JOALI Maldives, JOALI BEING ve Lapis Yapı gibi Türkiye’nin önde gelen sanayi, turizm ve yapı markalarını bünyesinde bulunduran Gürok Grup şirketlerinin Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapıyorum.

TÜSİAD’da, Türkiye İş Kadınları Derneği’nin (TİKAD) Yönetim Kurulu’nda ve Girişimcilik Vakfı’nın (GİRVAK) Mütevelli Heyetinde, TÜRKONFED Yönetim Kurulu’nda, Global İlişkiler Forumu’nda görev aldım. İş yaşamı dışında spora ve Fenerbahçe’ye de gönül veren biriyim. Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ve kulübün iştiraklerinden Fenerium’un Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini üstlendim. İş yaşamında kadının güçlenmesi ve desteklenmesi için pek çok görevimde çalışmalara katıldım. Son olarak G20’nin açılım gruplarından biri olan W20 (Women20) delegasyon başkanlığını, bu yılki Türkiye temsilcisi olan TİKAD adına yürütüyorum.

GÜZEL BİR SEÇİM DÖNEMİ GEÇİRDİK

– Neden Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Başkanlığına talip oldunuz? Seçim dönemi nasıl geçti? Beklentilerinize uygun muydu, yoksa zorluklarla karşılaştınız mı?

– Bu görevi kabul ederken hedefim Kütahya başta olmak üzere bölgede sanayiyi geliştiren adımlar atılmasına ve Kütahya’nın bir marka şehir konumuna gelmesine katkı sağlamak oldu. Bu göreve gelen ilk kadın olmak ayrı bir gurur kaynağı. 96 yıllık KUTSO tarihinin ve Türkiye’nin seçimle gelen ilk kadın TSO başkanı olarak göreve layık görüldüm. Seçim sonuçlarının hem Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) hem de Kütahya için hayırlı olmasını diliyorum.

Tek liste olarak seçime girmemize rağmen tüm ekibimiz büyük bir titizlik ve özenle çalıştı. Oldukça güzel bir seçim dönemi geçirdik. Sevgili yol arkadaşlarımla beraber olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Hem kendi adıma hem de kadınları yönetici konumda yer almalarının çok önemli olduğunu düşündüğüm sektörümüz adına bu göreve gelmenin anlamı büyük.

KÜTAHYA’YI MARKA ŞEHİR YAPMAK İSTİYORUZ

– KUTSO Başkanı olarak kısa ve uzun dönemdeki planlarınızı, hedeflerinizi bizimle paylaşır mısınız?

– Ticaret ve Sanayi Odası’ndaki yeni görevimde odağımızda her zaman olduğu gibi Kütahya olacak. Kütahya başta olmak üzere bölgemiz ve ülkemiz adına sanayinin gelişmesine, katma değer üreten markaların büyümesine ve Kütahya’nın Türkiye’de bir marka şehir konumuna gelmesine katkı sağlamak için var gücümle çalışacağım.

Kütahya aslında ülke kalkınmasına potansiyelinin altında destek sağlıyor. Türkiye genel ihracatında İstanbul ve İzmir’den sonra en çok ihracat şehrimizden yapılıyor. İhracatımızı da bir önceki yıla göre ilk 9 ayda yüzde 26,2 oranında artırdık. Kütahya’yı bu alanda global pazarda bir ihtisas üretim ve planlama şehri haline getirmeyi hedefliyoruz.

YIKICI-DEĞİŞİM PLANI HAZIRLAYACAĞIZ

Tüm bunlara rağmen Kütahya’nın çok daha yüksek potansiyele sahip olduğunu biliyoruz. Kütahya’yı pozitif ayrıştıracak unsurları biliyoruz, ancak tüm paydaşların katılımıyla 60 gün içinde önce bir YIKICI – DEĞİŞİM Planı hazırlayacağız ve hemen uygulamaya geçeceğiz. Somut, hesap verebilir ve BM Kalkınma Amaç ve Göstergelerini sürekli dikkate alan adımlar ile süratle ilerleyeceğiz.

Kütahya ekonomisi Türkiye kişi başına gelirinin yüzde 70’i kadar gelir üretirken 2020 yılında bu oran yüzde 80’e ulaştı. Bu düzeyi orta vadede (6-7 yıl) Türkiye ortalamasına ve belki üstüne çıkarmak hedefinin peşine paydaşlarımızla beraber düşeceğiz.

KÜTAHYA MUTLULUK DÜZEYİNDE 5. SIRADA

İçinde bulunduğumuz ve güçlü olduğumuz sektörlerin yanında yazılım, girişimcilik ekosistemini geliştirmeyi ve büyümesine destek vermeyi arzu ediyoruz.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK)’in 2020 yılında yayınladığı verilere göre Türkiye’de mutluluk düzeyi en yüksek olan iller arasında Kütahya yüzde 73.76 ile 5. sırada yer alıyor. Bu yetkinliği yüksek insan kaynağını çekebilecek potansiyele sahip olduğu anlamına geliyor. Ama bunu daha iyi anlatmamız gerektiği aşikâr.

PORSELEN, SERAMİK, CAM İHRACATINDA ÖNDE

– Kütahya ve Ege Bölgesi ticaret ve sanayi dünyasının belli başlı özellikleri nelerdir?

– Kütahya çok önemli bir tarihi kesişim alanındadır. Sayısız uygarlığa ev sahipliği yapmış, kıymetli yer altı kaynaklarına sahip, mükemmel bir klima ve lokasyonu olan, seramik, cam, porselen, nitelikli maden ve madencilik, jeotermal ekonomisi ve turizm alanlarında dünya ile rekabet edebilecek bir şehirdir.

Ticaret Bakanlığı verilerine bakıldığında Kütahya’nın en güçlü olduğu ihracat alanlarının cam seramik ve toprak ürünleri, demir ve demir dışı metaller olduğunu görüyoruz. TÜİK verilerine göre, Kütahya’da 2021 yılı ihracat rakamlarına baktığımızda porselen, seramik, cam vb. ihracatta yüzde 81.59 payla en çok öne çıkan sektörler. Bu saydığımız sektörleri ise elektrik ve elektronik sektörü takip ediyor.

MALİYET ARTIŞLARI KARLILIĞI SÜREKLİ DÜŞÜRÜYOR

– Siz sanayici bir ailenin üyesisiniz. Sanayi sektörünün durumu, bugünü, yarını ve beklentilerinizi bizimle paylaşır mısınız? Yerel ve ulusal olarak değerlendirmenizi rica ediyoruz.

– Dünyada pandemi sonrasında Rusya-Ukrayna savaşı kaynaklı enerji krizi her sektörü olduğu gibi sanayiyi de etkiledi. Şu anda resesyon beklentisi var ve Avrupa’daki üreticinin elinde stok mevcut. Bununla birlikte Türkiye’de maliyet enflasyonu üretimi sıkıştıran bir konu. Enerji fiyatlarındaki global artış Türkiye’ye de yansıyor. Üretimde maliyet artışları yüksek ve bu önemli ölçüde kârsızlaşmaya doğru bir trende sebep oluyor. Yeni fiyatlarla aynı ihracatı sürdürmek bu anlamda zor gözüküyor.

Diğer taraftan enerji maliyetleri sebebiyle Avrupa’da birçok firma üretim kapasitesinin altında üretim yapacağını ya da üretimlerini durduracağını açıkladı. Bu Türkiye açısından olumlu bir gelişme gibi duruyor. Bunu Türkiye, dinamik yapısıyla bir fırsat olarak kullanabilir. Unutmamak lazım ki navlun fiyatlarının düşmeye başlamasıyla Çin tekrar pazarlara girdi. Raflarda yeniden Çin menşeili ürünlerin yer almaya başladığını göz ardı etmememiz gerekiyor. Gevşemeden, rekabette verimlilik odaklı olmaya devam etmeliyiz.

YAPACAK ÇOK İŞ VAR

Elbette bu zorlu dönemleri atlatmak için yapılacak çok iş var, herkesin üstüne düşenleri yapması, sorumluluk alması gereken bir dönemden geçiyoruz. Biz kendi adımıza Türkiye ekonomisine duyduğumuz güvenle katma değerli üretim yapmanın peşindeyiz. Üretim yaparak ihracatımızı artırma yönünde bir strateji izliyoruz. Burada markalaşmanın da dünya pazarlarında yer sahibi olmak ve ticaret hacmimizi artırmak açısından çok önemli olduğunu görüyoruz. Sanayi ve tekstil başta olmak üzere çok önemli ihraç malları üretmemize rağmen kendi global markamızı yaratmakta güçlük çektiğimiz ortada. Kütahya bu anlamda cam ve seramik konusunda uluslararası arenada rekabet eden markalar yaratmış durumda. Grubumuz adına değerlendirmelerde bulunmam gerekirse global pazarda rekabet ettiğimiz LAV ve JOALI markalarımız bulunuyor. 200.000 noktada kendi markamızla dünya pazarlarında yer alıyoruz.

BİZİ AĞIRLAŞTIRAN UYGULAMALARI SONLANDIRDIK

– Pandemi dönemini nasıl geçirdiniz? Üretim, ihracat, ithalat, tedarik gibi temel konularda sıkıntılar yaşadınız mı? Pandeminin geride kaldığını düşündüğümüz bugünlerde iş yaşamınızda neler düzeldi, ne gibi sorunlar ortaya çıktı?

– İş verimliliğini düşürecek eski alışkanlıkları bırakmak, esnek bir organizasyonel yapıya ve yeniliklere açık bir ekibe sahip olmaktan geçiyor. Dolayısıyla özellikle pandemiyle birlikte son iki senede tüm iş modellerinde yaşanan değişime hızla uyum sağlamak adına bizi ağırlaştıran bütün uygulamaları sonlandırdık.

Hızlı karar alabilmek, şirket organizasyonunuzun adaptasyon gücü, çeviklik ve takım çalışması bu dönemde çok belirleyici bir rol oynadı. Şirketlerimizin bu değerleri içselleştirmiş olmasının faydalarını pandemi döneminde açık bir şekilde gördük. Teknolojik altyapıya olan yatırımımız işleyişimizin aksamamasını sağladı.

Pandeminin getirdiği bazı olumlu değişiklikler de olduğunu görüyoruz. Bu süreçte uzaktan çalışma sisteminin gayet iyi işlediği açık olarak görüldü. Kadınlar için esnek, evden/uzaktan çalışma şartları ve konforlu çalışma koşullarının oluşturulabildiği görüldü. Bu da teknoloji sektörünü kadın çalışanlar için cazip hale getiren bir etken oldu.

CİDDİ BİR KÜRESEL DURGUNLUK BEKLENİYOR

– Güncel ekonomideki sorunlar hakkında neler söylemek istersiniz? Türkiye ve dünyada yükselen enflasyon, durgunluk gibi ağır sorunlara ek olarak Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı global sorunlar ekonomide nelere yol açtı? 2022 yılını ve 2023 yılı beklentilerinizi anlatır mısınız?

– Şu anda dünyada hem pandemi hem de Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında ortaya çıkan enerji krizi nedeniyle ekonomide zorlu bir dönemden geçiliyor. Rusya-Ukrayna savaşı küresel emtia fiyatlarını, ekonomi ve ticaret politikalarını tüm dünyada derinden etkiledi. Dünya Bankası’nın 15 Eylül’de yayımlanan raporuna göre, küresel enflasyonla mücadele için uygulanacak sert politikaların ciddi bir küresel durgunluk yaratması bekleniyor. IMF’nin 2022 büyüme beklentisi verisi euro bölgesinde 3.1 iken -ki bu rakam aynı bölgede 2021 yılında 5.2 idi- 2023 yılındaki öngörüsü 0.5 olarak açıklandı. Bu durumun ne kadar süreceği konusunda ise net bir tarih öngörülemiyor. Türkiye de elbette tüm dünyayı etkileyen bu zorluklardan etkilendi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in eylül ayında açıkladığı rakamlara göre enflasyon yıllık bazda yüzde 83.45 oldu. Ancak Türkiye’de pandemi süresince tedarik zinciri kırılmadı ve bunu bir avantaja çevirmeyi başardı, yerini sağlamlaştırdı. Avrupa’da ise tedarik zinciri kırıldı.

BÜYÜME TAHMİNLERİ YÜKSELDİ, İHRACAT ARTTI

Ülkemiz adına başka olumlu değerlendirmeler de var. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisine yönelik büyüme beklentisini yüzde 3.7’den yüzde 5.4’e yükseltti. IMF’nin sonbahar dönemi “Global Ekonomik Görünüm Raporu”na göre, temmuz ayında yayımlanan ara dönem raporunda Türkiye için yüzde 4.0 olarak tahmin edilen 2022 yılı büyüme tahmini, yüzde 5.0 seviyesine çıkarıldı. Bu da önümüzdeki dönemde ekonomide iyileşme beklentisi anlamına geliyor. Yakın zamanda Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Türkiye’nin eylül ayında ihracatının, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 9.2 artışla 22.6 milyar dolar olduğunu açıkladı. Dolayısıyla ihracatta da artış olmasını olumlu karşılıyoruz. İhracattaki artışın sürekliliği için Avrupa pazarlarının sağlıklı olması lazım.

2022 yılının ana konuları hammadde maliyetlerinin artması ve pandemi sonrası insan kaynağında değişen dönüşüm oldu. Yüksek girdi maliyeti hemen her alanda karşımıza çıkıyor. Bu yüzden biz de maliyetleri sürdürülebilir kılmaya ve verimliliği artırmaya odaklanıyoruz.

HEDEFİMİZ PAZAR PAYLARIMIZI KORUMAK

Hedefimiz; yılsonunda bulunduğumuz tüm sektörlerde var olan pazar paylarımızı korumak. İhracattaki maliyet artışları ise kârlılığı etkiliyor. Nakit akışını doğru yöneterek ve verimli bir planlama ile bu sorunların altından kalkacağımızı düşünüyorum. Ayrıca insan kaynağına yatırım yaparak onların var olan potansiyellerini ortaya çıkartmalarını sağlamak ve hem gelişimlerini hem de kariyer yolculuklarında ilerlemelerini desteklemek de en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor.

TURİZMDE KÜRESEL PAZARDAYIZ

– Önemli turizm yatırımlarına sahipsiniz. 2022 yılı turizm açısından iyi bir yıl olarak değerlendiriliyor. Sizin görüşünüz nedir? Turizmde gelecek yıllara ilişkin beklentileriniz nelerdir?

– Grubumuz 2018 yılında Türkiye turizm sektöründe öne çıkan JOALI markasını Maldivler’e götürerek küresel pazarda faaliyet göstermeye başladı. Gürok Grubu’nun turizm alanındaki ilk uluslararası yatırımı da Maldivler’de gerçekleşti. Antalya’da faaliyet göstermekte olan Ali Bey Hotels&Resorts tesislerimizle yurt içi turizm sektöründe 30 yılı aşkın bir tecrübeye sahibiz. Bunun yanı sıra Maldivler’deki otellerimiz ile ultra lüks segmentte yurt dışı turizm deneyimizi güçlendirerek dünya markası olma yolunda ilerliyoruz.

Grup olarak turizm sektöründe hızlı bir büyüme ve gelişme temposundayız. Yurt dışı turizm yatırımlarımızdan JOALI Maldives Kasım 2018’de, JOALI BEING ise Kasım 2021’de faaliyete başladı. Hem JOALI hem de Ali Bey Resorts&Hotels’de bu yıl kapsamlı bir şekilde dünyanın her yerinden gelen misafirleri ağırlamayı hedefliyoruz.

MALDİVLERDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTEN VAZGEÇMEDİK

– Böylece yurt dışı turizm yatırımcılığına da örnek oldunuz. Bu yatırımlarda beklenti ve hedeflerinize ulaştınız mı?

– Maldivler her mevsim revaçta olan, Türkiye’den ve dünyanın pek çok farklı yerinden insan için ideal bir tatilin tanımı olarak akıllarda yer alan çok özel bir yer. Bunun da elbette turizm işletmeciliği açısından pek çok artısı oluyor. Zorluklarına değinecek olursak şunu söyleyebilirim ki, Maldivler’deki işletmelerimizin kuruluşu sırasından sürdürülebilirlik ilkelerimiz gereği kendi isteğimizle bazı zorlukları göğüsledik. JOALI’yi tasarlarken adanın doğal bitki örtüsünü korumak için yapılaşmayı adanın ağaçlarının etrafında olacak şekilde tasarladık. Bu bilinçli karar, bugün adada yer alan 1000’den fazla orijinal palmiye ağacını kurtardı.

Günümüzde, sürdürülebilir turizmi uygulamak adına misafir konaklamalarından kaynaklanan tüm karbon emisyonlarını dengelemek, kendi kompaktörümüz ve kompakt teneke kutularımız ve kendi doğal gübremizi üretmemize yardımcı olan sistemlerimiz var. Üretilen tüm ıslak çöpler için kompost, camda şişelenmiş kendi tatlı suyumuzu oluşturmak için tuzdan arındırma suyu sistemi, çevre düzenlemesi için yağmur suyu toplama işlemiyle doğayı koruyoruz. Ali Bey Club Manavgat ve Ali Bey Resort Sorgun tesislerimizde de personel veya misafir bölümleri ayrımı yapılmaksızın tüm bölümlerde atıklarımızı ciddi oranda azaltma çalışmalarımız devam ediyor. Ali Bey Club Manavgat tesisinde kişi başına düşen sera gazı salınımı hesaplandığında 2020 yılından 2021 yılına yüzde 39’luk azalma, Ali Bey Resort Sorgun tesisinde ise aynı dönemde yüzde 31.8’lik azalma kaydettik. Tesislerimizde kişi başına düşen karbon ayak izini de yüzde 31 ila yüzde 46.4 oranında azaltmayı başardık. Enerji ve su tasarrufu da tüm şirketlerimizde önem verdiğimiz konuların başında geliyor.

MERCANLARI KORUDUK

Gürok Grubu olarak, Maldivler’de hayata geçirdiğimiz JOALI Maldives ve JOALI BEING projelerimizde inşaat sırasında kazıkları çakacak olan şirketle yapılan sözleşmeye, su altında yer alan mercanlara zarar verilmesi durumunda cezai işlem uygulanması için madde ekledik. Su altında yer alan mercanların zarar görmemesi ve yeni mercan ekimleri için su biyoloğu istihdam ettik. Dolayısıyla tüm bu süreçlerin planlanması için gereken zaman ve maliyetleri de sürdürülebilirliğe verdiğimiz önemden hareketle göze aldık ve bugün içimize çok sinen iki tesisimize kavuşmuş olduk.

DENEYİM ODAKLI SEYAHATLER

– Dünya turizmi hangi yönde ilerliyor?

– Uluslararası turizm sektöründe yer alırken global trendleri de çok yakından takip etmek gerekiyor. Pandeminin etkisiyle turizmde dünya çapında daralma yaşandı, ancak bu olumsuz atmosferin dağılmaya başlamasıyla 2022-2023 yıllarına baktığımızda seyahat trendlerinde uzak destinasyonlar ve deneyim odaklı seyahatler göze çarpıyor. Amerika’da yapılan ve 12 ülkeden 12.000 kişinin katıldığı bir araştırmada, katılımcıların yüzde 65’i gelecek seyahatlerinin “Lifetime experience” olarak adlandırılan alışılmışın dışında yolculuklar olmasını arzu ettiğini belirtiyor.

Ancak özellikle lüks seyahat tutkunları için güvenlik ve sağlık yine çok önemli seçim noktaları olarak görülüyor. Doğaya ve kendi içsel yolculuğuna dönüş önümüzdeki yıllarda yine ön planda olacak seyahat trendleri arasında. Solo travellers olarak adlandırılan tek başına seyahat eden konukların sayısında da bir artış gözlemlenmesi bekleniyor. Maldivler destinasyon olarak balayı, romantizm veya aile tatili gibi çağrışımlara sahip olsa da yalnız seyahat eden misafirlerimizin sayısı yadsınamayacak derece artıyor.

YÖNETİCİ KADIN ORANIMIZ YÜZDE 32

– KUTSO Başkanlığınız, bir TSO başkanlığına ilk seçilen kadın girişimci olmanız açısından çok dikkat çekti. Kadınların iş yaşamına daha çok katılımı, üst düzeylerde ve yönetim kurullarında daha çok yer alması için neler yapılmalı? Siz neler yapmayı düşünüyorsunuz?

– Kadınların karar mekanizmalarında daha fazla yer almasının kadınların her alanda güçlendirilmesi çalışmalarında kilit önemde olduğuna inanıyoruz. Bu alanda hem grubumuz hem de Kütahya TSO’da önemli çalışmalar gerçekleştiriliyor.

Gürok, 2015 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Kadının Güçlendirilmesi İlkeleri’nin (UN WEPs) imzacısı. Şu anda dünyanın en büyük 5. cam üreticisi konumunda olan LAV markamızda kadın çalışanlarımızın oranı yaklaşık yüzde 50’ye ulaştı. Her kademede kadınların yer almasını teşvik ediyoruz.

Grup olarak kadın çalışan sayımızı artırmak, karar verici pozisyonlarda kadın istihdamına öncelik vermek başat hedeflerimizden. Bu konuda grubumuzda yönetici pozisyonundaki kadın çalışan oranımızın yüzde 32 olduğunu söylemek isterim. Erkek işi olarak görülen birçok pozisyonda kadın çalışanlarımız var. GCA tarafında kadın operatörlerimiz var. Kiremit sektöründe çalışan kadın çalışanlarımız mevcut. Alışılmamış sektörlerde yöneticilerimiz kadın. Yapı firmamızın genel müdürü kadın, otellerimizden birine de kadın genel müdürümüz liderlik yapıyor.

“SANAYİDE KADIN ELİ” PROJESİ BAŞLADI

Bu bakış açısının tüm Türkiye’ye yayılmasını arzu ediyoruz. Bunun için de “Sanayide Kadın Eli” projesini iyi bir araç olarak görüyoruz. Kütahya’da pilot olarak başlayan TOBB tarafından yürütülen “Sanayide Kadın Eli” projesi ile sanayide kadın istihdamını artırmak amaçlanıyor. Proje ile mesleğin cinsiyeti olmadığını, kadınların fırsat eşitliği verildiğinde çalışma hayatının her alanında başarıyla var olabileceğini göstermek hedefleniyor. Önümüzdeki dönemde bu ve benzeri projelere desteğimiz sürecek. Kütahya’da daha fazla kadının iş gücüne katılması ve ekonomik olarak güçlenmesi odağımızda olacak. Kütahya’dan başlayan ivme ile daha fazla kadının iş dünyasında ve sanayide yer alması Türkiye’nin kalkınmasında taşıyıcı güç olacaktır.

FENERBAHÇE İÇİN HIRSLA VE ŞEVKLE ÇALIŞIYORUZ

– Son olarak spora değinmenizi istiyorum. Fenerbahçe gibi çok büyük bir spor kulübünün yönetim kurulundasınız. Süper Lig futbolu, Fenerbahçe’nin hedefleri, Türkiye’nin futboldaki yeri ve dünya futbolunun sorunları hakkında düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

– Fenerbahçe ailesi büyük ve birbirine kenetlenmiş bir aile. Sporcusu taraftarı hocaları ile tek yürek olan iyi günde kötü günde bir arada durmayı bilen coşkulu azimli bir topluluk bizimkisi. Fenerbahçe Yönetim Kurulu üyesi ve Fenerium Yönetim Kurulu Başkanı olarak bu aileye dahil olmaktan ilk günden bu yana büyük bir gurur ve onur duyuyorum. Bu yıla çok iyi başladık. Hocamız ve takım büyük bir uyum içerisinde. Böyle de tamamlayacağımızdan eminim. Bunda tüm YK üyelerimizin hırsla ve şevkle çalışmalarının payı olduğunu da söylemeden geçmek olmaz.

Feneriumlarda ürün çeşitliliğimiz koleksiyonlarımızı artırdık. Bununla birlikte satışlarımız yüzde 17 oranında arttı. Fenerbahçeli kadın arkadaşlarımızın da günlük hayatta tercih edecekleri ürünler geliştirdik. Ek olarak Avrupa kulüplerinin tedarikçisi olmak için güzel bir yolculuğa çıktık. Bir spor kulübünün böyle bir yol haritası ile ilerlemesi ilk kez olacak.

Türk futbolunun yaşadığı sıkıntılara bakacak olursak tüm dünyayı etkileyen ekonomik kriz elbette futbolu da etkiledi. Türkiye’de giderlerinin döviz, kazançlarının Türk Lirası ile olan futbol kulüpleri kurda yaşanan dalgalanmalardan da oldukça etkilendiler. Yabancı oyunculara ödenmesi gereken maaş, prim, menajerlik gibi ücretler kur yüzünden katlanırken futbol kulüplerinin geliri aynı oranda yükselmedi. Elbette Türkiye futbolunun yıllardır konuşulan yapısal sorunları da her daim konuşulmaya devam eden önemli meselelerden biri.

Global Sanayici

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
FİRMA ARAMA

Sanayi haberlerimizi isteyen herkesle paylaşmaktan mutluluk duyarız. Ancak, haberlerimizi kullanırken kaynak göstermenizi ve link vermenizi özellikle rica ediyoruz.

Bültenlerimize abone olmak istiyorsanız lütfen e-posta adresinizi girin.

Subscribe!
Araç çubuğuna atla