REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

SANAYİ AİLESİ

‘Yeni nesil nükleer reaktör için çalışma yapıyoruz’

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
‘Yeni nesil nükleer reaktör için çalışma yapıyoruz’
27 Mart 2022 - 16:33
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’nda düzenlenen “Türk Sanayisinde Verimli Büyüme” konulu paneline katılarak sanayide verimlilik, yeşil sanayi ve güncel ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

KojenTürk Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Aydın’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele,  Özdebir’in yanısıra Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç ve Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi de katıldı.

ASO Başkanı Özdebir’in panelde yaptığı değerlendirmeler şöyle:

“Sanayi devrimi ile birlikte başlayan süreçten bu yana dünya ekonomileri, tarihin hiçbir döneminde olmayan bir hızla büyümüştür. 1784 yılında buhar, su ve mekanik üretim ekipmanları ile başlayan 1. Sanayi devrimi, 1870’de uzmanlaşma, elektriğin üretime dahil olması ve kitlesel üretim ile ikinci faza geçmiş, 1969’da elektronik, IT ve otomatik üretim ile sanayide 3. Devrim yaşanmıştır. Tarihi net bir şekilde söylenememekle birlikte içinde bulunduğumuz 4. Sanayi devrimine dijitalleşme damgasını vurmuştur.

İnanılmaz hızla dönüşen ve değişen bir dünyada yaşıyoruz. 1 saatte dijital ortamda yaratılan veri, dünyadaki bütün yazılı kitapların daha fazlasına tekabül etmekte. Her 16 ayda dünyanın en hızlı bilgisayarının işlem kapasitesi 2 katına çıkmaktadır.

5G’nin global olarak gelişmiş ülkelerde kullanılmaya başlanması ve sistemin stabil hale getirilmesi ile birlikte mevcudun 100 katına kadar daha hızlı olması beklenen veri transferi sonrasında tüm yaşamımız temelden değişmeye başlayacaktır.

İçinde bulunduğumuz bu yeni dönemin en önemli iki kavramı etkinlik ve verimliliktir. Daha az kaynakla daha çok üretim, daha nitelikli üretim, kaynak verimliliğini ortaya çıkaran yenilikçilik, üretimin ana belirleyicisi olacaktır.

Küresel ekonomide yerini sağlamlaştırmak isteyen Türkiye açısından büyüme rakamları kadar, bu büyüme için kullanılan kaynaklar da önemlidir. Büyümenin lokomotifi verimlilik oldukça hem karlılığımız hem de rekabetçiliğimiz paralel artacaktır.

Bu nedenle ileriye dönük büyüme hamlesi yapmak isteyen ülkelerin üstesinden gelmesi gereken temel zorluk, verimlilik artışının önündeki engellerin tespiti ve bunları ortadan kaldıracak politikaların tasarımı ve uygulaması olacaktır.

Gelişmiş ekonomilerin sahip oldukları en belirgin üstünlüklerden biri göreli olarak yüksek verimlilikle üretim gerçekleştirmeleridir. Her ne kadar yükselen / gelişen ülkeler küresel ekonomiden ciddi paylar almaya başlamış olsa da, bu ekonomilerin önemli bir kısmı orta gelir tuzağında takılıp kalmışlardır.

Söz konusu ülke ekonomilerinin bulundukları bu noktadan ileriye bir hamle yapabilmeleri verimlilik odaklı bir ekonomi politikası tasarlamaları ile mümkün olacaktır.

Son 50 yıllık dönem göz önüne alındığında, kriz dönemleri istisna olmak üzere, küresel ekonomik büyümenin parlak bir performans sergilediği görülmektedir.

Bununla birlikte, nüfus ve kişi başına GSYH değişkenlerinde de önemli artışlar ortaya çıkmıştır. Küresel nüfusun 2 kattan fazla arttığı, ortalama kişi başına GSYH’nın 13.000 $ ile hemen hemen 3 katına çıktığı bu dönemde, küresel gelir 6 kat genişlemiştir. Gerçekleştirilen söz konusu GSYH büyümesinin yarıdan çoğu verimlilik artışları ile sağlanmıştır.

Bir diğer simülasyon da bize verimliliğin neden önemli olduğunu sayısal olarak göstermektedir. Son 50 yılda dünya ekonomisi ortalama %3,7’lik bir  büyüme  yakalarken, işgücü %1,8, verimlilik ise %1,7 artmıştır.

2014 sonrasında ise çalışma saatlerindeki kısalma sonrasında işgücü büyüme hızı %0,3’a geriledi. Bu gerilemeye paralel olarak aynı verimlilik düzeyinde küresel büyüme hızı gelecek elli yılda %40 daralacak. Diğer bir ifade ile son 50 yıldaki küresel büyüme rakamının yakalanabilmesi için mevcut verimlilik düzeyinin %80 artırılması gerekmektedir.

Değerli katılımcılar, Bu kadar yoğun bir değişimin ve dönüşümün yaşanmasını beklediğimiz önümüzdeki dönemde “yeşil sanayi” “döngüsel ekonomi” kavramları hiç olmadığı kadar önemli hale gelecektir.

Modern dünyada ülkeler ekonomik büyüme yarışı içine girmiş görünmektedirler. Hükümetlerin performansında belirleyici olan unsur, milli geliri ne kadar artırdıkları, matematiksel olarak kişi başına düşen hasılayı ne derece yükselttikleri ile ölçülüyor.

Ne var ki; kaliteli yaşam, çevre kirliliği, ekolojik dengenin bozulması, küresel ısınma, sudaki yaşam, temiz suya erişim, sorumlu üretim gibi kavramların hiçbirinin karşılığını milli gelir rakamlarında görme şansına sahip değiliz.

Bundan dolayı ekonomik gelişmenin ölçümünde bu yeni faktörlere de yer verilmesi gerektiğine dair görüşler, GSYH’nin ötesinde bir göstergeye ihtiyaç olduğunu ortaya çıkardı.

Bu kapsamda, ekonomik büyümenin ölçülmesinde çevresel ve sosyal konulara ağırlık veren pek çok yeni gösterge geliştirilmiştir.

Yeşil ekonomi ya da yeşil büyüme ise son yıllarda sürdürülebilir kalkınmayla beraber yoğun bir şekilde kullanılan yeni kavramlardır.

Yeşil ekonomi; insanların refahını artıran kaynakların ve çevresel hizmetlerin devamını sağlayacak doğal varlıklar korunurken, aynı zamanda da ekonomik büyüme ve kalkınmanın teşvik edilmesi olarak tanımlanmaktadır.

Yeşil ekonomi, biyoçeşitliliğe ve ekosisteme zarar verilmesini engellemeyi hedefler. Enerjinin ve kaynakların etkin kullanılmasını sağlar. Emisyon ve çevre kirliliğini azaltan sosyal yatırımlar sayesinde insan refahındaki büyümenin ve istihdamın artmasını hedefler.

Nasıl ki 2000 yılından bu yana Fortune 500 listesindeki firmaların yarısının ismi değişmişse, bundan sonra da verimli ve etkin üretim süreçlerini ve teknolojilerini geliştiren, döngüsel ekonomi ile birlikte kaynaklarını en doğru kullanan firmalar listede yer bulacaklardır.

Tüm bu gelişmeler, doğa dostu teknolojilerin ve üretim süreçlerinin ön plana çıkmasına imkan tanıyacaktır.

Paris Anlaşması ile uzun dönemde, endüstriyelleşme öncesi döneme kıyasen küresel sıcaklık artışının 2°C’nin olabildiğince altında tutulmasını hedefleyen küresel girişimlerin bilincinde olarak bu konuya yalnızca üretmek değil doğaya saygılı, verimli üretimi odak noktasına koyarak yaklaşan sanayi kuruluşları üzerinde yaşadığımız kürenin geleceğini belirleyecektir.

Bu bilinç ve şuur ile tüm sanayi kuruluşlarımızın faaliyetlerini gerçekleştirmeleri gerekmektedir.

Değerli katılımcılar, Verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda bu kadar konuştuktan sonra siz sanayi odası olarak ne yapıyorsunuz sorusu gündeme gelebilir.. Ankara Sanayi Odası olarak bu iki konuda çok yoğun bir çalışma içindeyiz.

Türkiye’nin verimlilik problemini görerek 2018 yılında Türkiye’nin ilk model fabrikasını biz kurduk. Yalın üretim modellerini öğren dönüş programlarıyla hayata geçirmeye çalışıyoruz. Sanayicilerimize uyguladığımız 5 programın sonunda gördük ki maalesef durum düşündüğümüzden daha dramatik bir tablo içinde.

Uyguladığımız her programın sonucunda yüzde 150’leri aşan verimlilik artışları ortaya çıkıyor. Yani 1 liralık yatırım yapmadan, ilave bir istihdam olmaksızın ortaya çıkan verimlilik artışları bu vahim tabloyu ortaya çıkardı.

Yani bizim dijital dönüşümden önce mutlaka yalın üretimi öğrenerek verimlilik sorununu çözmemiz gerekmektedir. Bu verimlilik yapısıyla işletmelerimiz nasıl ayakta kalabilmiş şaşırmamak mümkün değil.

Model fabrikamızla bir yandan yalın üretimi öğretirken, diğer yandan da dijital dönüşümün alt yapısını oluşturmak için çaba gösteriyoruz ve tamamlamak üzereyiz. Çok yakında bu konuda eğitimler vermeye de başlayacağız.

Yeşil dönüşüm konusunda da büyük bir gayret gösteriyoruz. Dünya artık maalesef bu yükü taşıyamıyor. Çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak hepimizin  sorumluluğu ve görevi.

Şu anda AB Yeşil Mutabakatının üyelerimiz üzerindeki etkilerini ölçmeye çalışıyoruz.  35 meslek grubundaki üyelerimize ziyaretler gerçekleştirerek risk analiz çalışmalarını tamamlayacağız.

İşletmelerimiz için karbon ve su ayak izi hesaplamalarına ilişkin düzenleyeceğimiz eğitim programlarının yanı sıra,  üye şirketlerimize karbon ve su ayak izi hesaplanması konusunda teknik destek verebilecek ekipler oluşturacağız.

Böylece üye şirketlerimiz tedarik ve ihracat süreçlerinde özellikle enerji ve kaynak kullanımlarında karşılaşacakları düzenlemeler için hazırlık yapabilecek ve rekabet güçlerini koruyabileceklerdir.

Sözlerime son vermeden son bir hatırlatmayı da sizlerle paylaşmak istiyorum. İklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak ve kamuoyunun dikkatini bu noktaya çekmek  için Ankara Ticaret Odası ile  işbirliği içinde 30-31 Mart tarihleri arasında Ankara Congresium’da dünyanın ilk Ekonomi ve İklim Zirvesini gerçekleştiriyoruz.

Bu konuda Ankara’da geniş bir mutabakat oluşturduk. Tüm Ankara bu işe sahip çıktı. Aslında ülke çapında yapılması gereken de bu. Ülkemiz ve dünya için tüm bireylerin bu konuya sahip çıkması ve duyarlı olması gerektiğini düşünüyoruz”

Özdebir panelin ikinci turunda ise Avrupa Yeşil Mutabakatında nükleer enerjinin yeşil enerji olarak tanımlandığını hatırlatarak Türkiye’nin bu alanda daha fazla yer alması gerektiğini söyledi. ASO’nun öncülüğünde toryum yakıtlı 4. Nesil bir nükleer reaktör prototipi için çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Özdebir, çok kısa bir zaman içinde buna ilişkin somut adımlar atacaklarını sözlerine ekledi.

Haber Merkezi

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
EN ÇOK KAZANANLAR
    EN ÇOK KAYBEDENLER
      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER
        BUGÜN 1000TL NE OLDU?
        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        KUR ÇEVİRİCİ

        Para Birimi

        Çevrilecek Para Birimini Seçin

        Sanayi haberlerimizi isteyen herkesle paylaşmaktan mutluluk duyarız. Ancak, haberlerimizi kullanırken kaynak göstermenizi ve link vermenizi özellikle rica ediyoruz.

        Bültenlerimize abone olmak istiyorsanız lütfen e-posta adresinizi girin.

        Subscribe!
        Araç çubuğuna atla